İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun gözaltına alınmasına karşı protestolar çığ gibi büyümeye devam ediyor. Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Yavaş da Güvenpark’ta açıklamalarda bulunarak “Bu sadece bir kişiye değil; halkın iradesine, demokrasiye ve hukuk devletine yönelmiş açık bir tehdit! 19 Mart günü yaşananlardan sonra Türkiye iki yıl geriye gitti” dedi.
Vatandaşlar, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın çağrısının ardından Güvenpark’taki CHP Ankara İl Başkanlığı önünde toplandı. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun gözaltına alınmasını protesto eden vatandaşlara seslenen Yavaş, önemli açıklamalarda bulundu.
ABB Başkanı Mansur Yavaş’ın konuşmasından öne çıkan ifadeler şöyle:
– Nevruz dayanışmayı ve kardeşliği simgeler. Bizim için Nevruz, sadece doğanın canlanışı değil, aynı zamanda milletçe yenilenmenin, ayağa kalkışın, birliğin ve özgürlüğün adıdır. Bugün Nevruz’u kutlarken, bu bayramı coşkuyla karşılamamız gerekirken, yüreğimizde bir burukluk var. Çünkü ülkemiz, demokrasinin temel değerlerinin her geçen gün biraz daha örselendiği bir dönemden geçiyor. Halkın oylarıyla seçilmiş belediye başkanları görevden alınıyor, susturulmak isteniyor. Millet iradesini temsil eden bir isim, Ekrem Başkanımız, günlerdir gözaltında tutuluyor.
– Oysa kendisi, ne zaman çağrıldıysa ifade vermeye gitmişti. Bir davetle götürülebilirdi, ancak öyle yapılmadı. Sabahın erken saatlerinde, yirmiden fazla polis aracıyla, adeta bir terörist yakalanır gibi evinden alındı. Bu, halkın iradesine, demokrasiye ve hukuk devletine yönelmiş açık bir tehdittir. Oysa Nevruz, tutsaklığa karşı direnişin, zorluklara karşı yeniden doğuşun simgesidir. Nasıl ki atalarımız Ergenekon’dan çıkarken demir dağları eritmişse, bugün de baskının, korkunun, adaletsizliğin duvarlarını hep birlikte halkın gücüyle aşacağız. Çünkü bu millet iradesine sahip çıkar. Çünkü bu millet, baharın önünü kesmeye çalışanlara karşı, her seferinde toprağın altından yeniden yeşeren bir umuttur. Bugün, Nevruz’la birlikte şunu söylüyoruz: Bu topraklarda adalet yeniden filizlenecek. Halkın iradesi yeniden yükselecek. Kardeşlik, özgürlük ve demokrasi yeniden büyüyecek. Bundan hiç şüphemiz yok.
– Sevgili Ankaralılar, biliyorsunuz ki ülkede hukuk olmayınca, demokrasi olmayınca ekmek de olmuyor. Ekmek olmayınca huzur olmuyor. Gençlerin geleceği olmuyor, umudu olmuyor. Umudu tükenmiş gençlerin olduğu bir ülkenin geleceği de olmaz. O ülkeye yazık olur.
– Üniversiteler özgür ortamlardır. Bilim, ancak bu özgür ortamlarda gelişir, yaşar ve topluma katkı sağlar. Üniversitelerin gerçek sahipleri öğrencilerdir. Öğrencisi olmayan bir yere üniversite denmez. Ankara, bir üniversite kentidir. Hayat, burada üniversite öğrencileriyle birlikte akar, anlam bulur. Bizler, seçilmiş insanlar ve kamu görevlileri olarak, bu öğrencilerin rahat etmeleri, en iyi şartlarda eğitim almaları, ülkelerine yararlı bireyler olarak yetişmeleri için onlara en uygun imkânları sağlamakla sorumluyuz. Bu çocukların her şeyinden bizler sorumluyuz.
– Üniversite öğrencileri, tüm yurttaşlarımız gibi anayasal haklarını kullanarak itiraz ediyor. Taleplerini ve düşüncelerini anayasal çerçevede dile getiren her birey, devletin güvencesi altındadır. Anayasamız bunu açıkça söylüyor. Burada, devleti yönetenlere düşen görev, öğrencileri engellemek değil, onları dinlemek, anlamak ve mümkünse taleplerini yerine getirmektir.
– Sokağa çıkanları engellemek değil, onları sokağa çıkaran nedenleri ortadan kaldırmak, devletin asli görevidir. Demokrasi ve özgürlükler ancak bu şekilde gelişir.
– Gençler meydanlarda, insanlar sokaktalar; Çünkü memlekette hukuksuzluk yaşanıyor. Demokrasi yok sayılıyor. Gençler, siz de size yakışanı yapın. Haklıyken haksız duruma düşmeyin. Yasal ve demokratik her hakkınızı sonuna kadar kullanın. Ancak hak arayışınızın provokatörler tarafından kullanılmasına asla izin vermeyin. Provokatif çevrelere karşı mutlaka dikkatli olmalıyız. Çünkü onlar da sizin hakkınızı çalacaklar.
– Ve gençler, sizler size yakışanı yapın. Demokratik haklarınızı sonuna kadar kullanın. Ama amacınızın önüne geçecek her türlü eylemden uzak durun. Çünkü 19 Mart günü yaşananlardan sonra Türkiye iki yıl geriye gitti. Neden mi?
– İki yıldır uygulanan acı reçete, dar gelirli insanlar üzerinden yapılan tasarruflar ve ağır vergi yükü, bir günde yaşanan hukuksuzluk nedeniyle bir anda boşa gitti. Hükümet, yapmak istediği tüm tasarrufları çöpe atmış oldu.
– Yıl sonu enflasyon verilerini yeniden güncellemek zorunda kaldılar. Bankalar risk alamaz hale geldi, kredi vermekten çekinir oldular. Bunun tek sebebi var: hukuka aykırı uygulamalar ve ülkede yaşanan hukuksuzluk.
– Var olan işsizlik artık katlanarak artacak. Maalesef, hukuksuzluk devam ettikçe bu durum daha da kötüleşecek. Bütün bunların sebebi hukuksuzluktur. İşte tam da bu yüzden insanlar, üniversite öğrencileri meydanlarda. Çünkü bu gençler, üniversite mezunu işsizler listesine adlarını yazdırmak istemiyorlar.
Bu habere emoji ile tepki ver![]()
![]()
![]()
![]()
![]()
![]()
![]()
Haber Kaynak : SOZCU.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
GÜNDEM
11 Şubat 2026SPOR
11 Şubat 2026GÜNDEM
11 Şubat 2026SPOR
11 Şubat 2026SPOR
11 Şubat 2026GÜNDEM
11 Şubat 2026GÜNDEM
11 Şubat 2026